Mustafa Duran: İnsan odaklı yönetim anlayışı getireceğiz


Mustafa Duran: İnsan odaklı yönetim anlayışı getireceğiz

81 ilde kendi adaylarımızla seçime girme kararı alan İyi Parti’de Antalya Büyükşehir Belediye Başkan A. Adayı Mustafa Duran heyecanı yaşanıyor. Antalya’nın Gücümüz Anadolu Platformu Başkanı olarak tanıdığı ve yaptığı çalışmalarla dikkatleri üstüne çeken Mustafa Duran, Büyükşehir Belediye Başkanlığı yolundaki süreci ve hedeflerini İyi Akdeniz Gazetesi Haber Müdürü A.Arif Günay’a anlattı.Antalya 2024 Yerel Seçimlerine giderken, İyi Akdeniz Gaztesi olarak seçim atmosferini takip ediyoruz. Bu kapsamda İyi Parti’den Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı için yola çıkan Mustafa Duran’ı ziyaret ettik. Kendisi ile yaptığımız röportajda yerel seçimler, siyasi atmosfer ve Antalya için düşündüğü önemli projeleri konuştuk.

*Ahmet Arif Günay:Sayın  Mustafa Duran sizleri kısa adı G.A.P olan Gücümüz Anadolu Platformu Başkanı olarak tanıdık. G.A.P olarak bilhassa son zamanlarda sosyal medyada, yerel ve ulusal basında sıkça karşımıza çıkıyor "Yabancı dilde tabelalar ve Türkçe'nin daha aktif konuşulması" konusunda merkezi ve yerel yönetimleri uyarıyor, halkı bilinçlendiriyorsunuz.Bu konuda  bizlere bilgi verebilir misiniz?

*Mustafa Duran: Memnuniyetle bilgi veririm. Bu konuları bir gazete vasıtasıyla halkımız ile paylaşmak bile çok önemliyken Antalya'nın iki önemli gazetecisine kendimizi anlatmak bizim için harika bir fırsat. Konuşmama ziyaretinizden duyduğum memnuniyeti ifade ederek devam etmek istiyorum. Hepinize iyi dilekleriniz için teşekkür ederim.Ben partili partisiz herkesin oyunu almak ve ilerde sevgiyle anılan değişik bir Belediye Başkanı olmak istiyorum. Beni ve fikirlerimi Antalya'ya iyi anlatınız lütfen...

Bu günkü adıyla Gücümüz Anadolu Platformu şöyle doğdu. İYİ PARTİ Antalya İl Başkanlığı bünyesinde çeşitli görevlerde bulunup çeşitli kongre ve atamalar sebebiyle yönetimler dışında kalan arkadaşlarımızın bilgi ve birikimlerini sosyal medyada paylaşması ve paylaşımların bazen partimizin siyasi ahengini bozacak duruma gelmesi üzerine, bu enerjimizi Antalya'nın eğitim, sağlık, çevre, barınma, sokak hayvanları, ulaşım vs. gibi konularına yönlendirmek adına arkadaşlarımızla bu platformu kurduk ve adına da Gücümüz Antalya Platformu dedik. Birinci amacımız sağduyu sahibi insanları bir arada tutmak, ikinci amacımız ise oluşan fikirleri yerel yönetimler ile paylaşmaktı.Antalya ile başlayıp ilçelerimizi de kapsadıktan sonra diğer illerden de gelen talepler üzerine gücümüzü ve adımızı  Antalya'dan Anadolu’ya çevirdik ve bu defa "Gücümüz Anadolu Platformu" olduk.

-A.Arif Günay

Mustafa Bey ulusal basında bile ses getiren mesela "Yabancı dilde tabelaya Hayır" konusu sizin bir fikriniz mi, yani bu konuyu siz mi proje haline getirdiniz?

*Mustafa Duran:

Tabii ki hayır. Benim en sevdiğim şey gerek toplantı, gerekse sohbetlerde orada bulunan arkadaşlarımın konuşmalarını dinlemek ve not almaktır.

Bir sohbetimizde onlara "Antalya'nın en önemli sorunu nedir" diye bir soru sordum. Çeşitli sorunlardan bahsedildi ancak içimizden biri TC Mehmet Şenol  arkadaşımız,  "Yabancı dilde tabelalar" dedi. Meğer bu konudan muzdarip ne çok arkadaşım varmış. Herkes bu konuda sıkıntıyı kendince anlatınca Türkan Doğru Aksoy  Hanıma doğru baktım ve "İşte projemiz" dedim. Sonra bu konuda çalıştay hazırlıkları başladı.

*Ahmet Arif Günay:Çalıştay deyince yani her konu için bir beyin takımı mı toplanıyor.

*Mustafa Duran: Herkesin her konuyu bilmesi mümkün değil tabii. Konuşmalarımız doğrultusunda konuyu belirliyoruz.En büyük şansım platformu meydana getiren arkadaşlarımın en az bir konunun uzmanı olması. Bu çalışmalarımıza da yansıyor. Bir, iki kere, bazen daha çok üst üste toplantılar yapınca hepimiz için yol belirleyici olan Çalıştay Raporu ortaya çıkıyor. Bu defa tüm arkadaşlarımız bu konuya odaklanıyor, sosyal medya ile başlayan çığlığımız önce yerel basına, daha sonra ulusal basına ulaşıyor.Partimizin vekilleri arıyor.  Yerel Yönetimler bu konuda bilgi istiyor. Mesela geçtiğimiz günlerde Sayın Genel Başkanımız bu konuda bizi davet etti. Bazı arkadaşlarım ile gittim ve bilgi arzettim...

-A.Arif Günay

Bu konuda basında çıkan bildirgeniz müthişti. Gerçekten bu çalıştayı meydana getiren kişiler işini bilen kişiler olmalı.

*Mustafa Duran: Bu vesileyle bu çalıştayın beyin takımı Türkan Doğru Aksoy Hanıma, Hasip Sarıgöz, Cengizhan Gököz, Saffet Buhurcu Beylere teşekkür eder, saygılarımı sunarım.Bakınız önümdeki nottan bu rapordan kısa bir bölüm okuyayım. "Geldiğimiz bu noktada, Türk Dili’nin korunması için 'Millî bir dil politikası' oluşturulması artık bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu küstahça bir istila girişimidir. Yabancı dilde isim ve tabelaları kabullenmek ise, Türk milli kimliğinin asimilasyonunu ve Türk Dili'nin istilasını kabul etmek demektir. Bu nedenle Gücümüz Anadolu Platformu olarak bizler, Karamanoğlu Mehmet Bey’in izinden gidiyor ve yabancı dille konuşmaya, yabancı dilde tabelalara hayır diyoruz. Aynı Hace Bektaş Veli gibi: “Bu yurtta Türkçe konuş, Türkçe sev ve Türkçe yakar” diyoruz.

Sinsi bir asimilasyona ve sessiz bir istilaya karşı, anayasamızın bize verdiği hakları kullanarak ses yükseliyoruz. Milletimizden aldığımız güçle, bu tabelaların yurdun her yerinden indirilmesini talep ediyoruz. Atatürk’ün deyimiyle 'Milletimizin kalbi ve zihni olan dilimizin, yabancı dillerdeki tabelalarla asimile edilerek nihayetinde hafızamızın ve benliğimizin silinmesini en sonunda da kalbimizin sökülmesini asla kabul etmeyeceğimizi haykırıyoruz."

*Ahmet Arif Günay:Peki Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı olmak fikri nasıl doğdu.

*Mustafa Duran:

Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener Hanım "81 ilde ve ilçelerinde partimizin belediye başkan adayları ile halkımızın huzuruna çıkacağız" diye açıklama yaptığı an doğdu bende bu fikir. Antalya'da kim olabilir diye düşündüm. Kendimce aklımda bazı isimler oluşturdum ve platform  arkadaşlarımı davet ettim. Onlara da "Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı kim olmalıdır" diye sordum. Herkes kendince isimler söyledi. Notlar aldım. Yazdığım isimler de vardı, başka isimler de.Yine bir arkadaşımız Ali Yücel İri "Bu platformdan biri olmalı ve ürettiğimiz projeler ortaya konmalı" dedi. Hüseyin Ildır da "Niye siz değil" deyince bu tartışıldı, sohbet uzadı ve bu konuda hemfikir olduk. Ardından Ezel Amioğlu Hanım 'Antalya için neler yapılmaz ki' dedi. Kısa konuşmalar yapıldı, böyle başladı ve gelişti bu fikir...İlhami Okudan da 'ben sıramı veriyorum' diye espri yapınca ayakta alkışladılar. Sonunda olgunlaştı ve İYİ PARTİ İl Başkanlığı önünde, içlerinde vekilimiz, İl Başkanımız, İlçe Başkanlarımız ve Yönetim Kurullarımız, partili, partisiz kıymetli bir hazirun ile Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na Aday Adayı olduğumu açıkladım. Sizler de beni yalnız bırakmadınız, bugün de buradayız.

-A.Arif Günay

Evet. Muhteşem bir hitap şekliydi o günkü konuşmanız. İçinde herkesin olduğu ve herkesin kendinden bir parça bulduğu.

*Mustafa Duran:Aslında konuşmam hep yaşadığımız şeylerin anlatılmasından ibaretti.Herkesin beğendiği  giriş bölümü şöyle başlıyor ve devam ediyordu. "İYİ PARTİ Milletvekilimiz ve Parti Sözcümüz Kürşad ZORLU Bey, bir yazısında doğduğu yer olan Yozgat’tan ve ilçelerinden, babası Ülkü Devlerimizden Rahmetli Bahri Zorlu’dan bahsederken şöyle diyor.'Yiğidin harman olduğu yer neresi' diye sorsalar babamın doğduğu yer derim. Onlar Türk Milliyetçiliğinin gerçek kahramanlarıdır. Onlar ikili oynamazlar. Kimseyi sırtından vurmaz, arkalarından dolanmazlar. Vefa ve dostluğun ifası için servetlerini, mevkilerini hiçe sayarlar" bölümü için çok duygulandıklarını söylediler. Evet, ben de Kürşat Zorlu Vekilimiz gibi, babası Rahmetli Bahri Zorlu gibi, Kadir Baran, Mehmet Gül, Mustafa Kılıçarslan gibi Ülkü Devleri’nin doğduğu topraklarda, Yozgat’ta doğdum."Bu kısım ayrı, heyecanlıydı bir alkış aldı ve konuşmamdan sonra tebrik edildi.

*A. Arif Günay

Mustafa Bey. Bizlere kendinizi tanıtır mısınız?

*Mustafa Duran. Artık ezberim oldu kısa özgeçmişim. Ben Almancı bir ailenin en büyük çocuğuyum.İlk, orta ve lise eğitimimi Almanya’da tamamladım. Erzurum Atatürk Üniversitesi, Alman Dili ve Edebiyat Bölümü mezunuyum.Üniversite yıllarında Bizim Ocak ile başlayan siyasi hayatım, üniversite sonrası 1987 yılında ailece Antalya’ya geldiğimizde de devam etti.Anne ve babamı Antalya’da kaybettim. Bu topraklarda, Uncalı Mezarlığında yatıyorlar.Rahmetli Turhan Atasever Başkan döneminde aktif olarak MHP içinde görev aldım. Daha sonra iş ve siyasi yaşamım Muğla Fethiye’de devam etti. 2002 de Muğla Milletvekili adayı ve 2004 yılında da Fethiye Çamköy Belediye Başkan Adayı oldum. İşim gereği tekrar Antalya’ya döndüğümde 2012 yılında Antalya Muratpaşa ilçe Yöneticiliği, 2015 yılında da Antalya Milletvekili Aday Adayı oldum.Yine 2015 yılında Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener Hanımefendi’nin çağrısı ile İYİLER HAREKETİ içinde yer aldım. Türkiye için umut olan bu hareketin ve dolayısıyla partimizin her alanda gelişmesi için elini ve yüreğini ortaya koyanlardanım. Amacım her Türk gibi, her zaman Türk Bayrağını zirve de tutmak ve sonsuza kadar dalgalanması sağlamaktır.Dört çocuk babası olup, dört yabancı dili anadilim seviyesinde bilmekteyim.

*Ahmet Arif Günay:

Ve ardı sıra geldi projeleriniz. Hepsi bir yana sizce en iyi projeniz hangisidir.

*Mustafa Duran:Değerli Arkadaşlarım. "En güzel projelerim henüz açıklamadığım, henüz dillendirmediğim projelerimdir.Bakınız bizler Cumhuriyetimizin 100. Yılını bile gönlünce kutlayamayan bir milletiz, Büyük Türk Milleti olarak en çok ihtiyacımız olan şey partimizin de adı olan İYİ sıfatını hayatımızın her anı için dilemek ve kullanmaktır, yaşamımızın her alanındaki gecikmişliklerimizi acilen hayata geçirmektir.Bunun için de İYİ kadroların yerelde ve genelde, yönetimde olması şarttır. “İktidar yerelden başlar” diyorsak bizler de bu yerel seçimlerde Antalya Halkını bulunduğu yerden, istediği, özlediği, olmayı dilediği, yani şu anda bulunmadığı yerlere getirmek için çok çalışmalı ve Antalya'yı İYİ yöneterek Türkiye'yi de İYİ yöneteceğimizi göstermeliyiz.Sevgili Arkadaşlarım.Hep ben konuşuyorum kusura bakmayın lütfen. Ama konuşmasam kendimi ve projelerimi anlatamam ki. O günkü açıklamamda da  dediğim gibi Yerel Yönetimlerin iki önemli ayağı vardır. Birincisi proje, ikincisi kadro.Bu konuda ayağı yere basan projelerim var demiştim. Ve az önce de sizlere "En iyi projelerim henüz açıklamadığım, henüz dillendirmediğim projelerdir" dedim.Burada birkaç dostumu sevgi ve saygılarımla, birini de rahmet ve özlemle anmak istiyorum. Platformda bir gün genel görüşmelerimiz bitmiş, projeler konuşulmuş, işi olanlar gitmiş, geriye kalan beyin takımımızdan Türkan İsen, Seher Sucu Bankoğlu, Naciye Altay, Zeynep Sevindik ve Sema Onurdağ Mesci Hanımlar dış salonda projeler üstüne  sohbet ederken  içerde kalanlara "Benim en genç, en dinamik olduğum ve en güzel hayal kurduğum zamanlar Kemer'de geçti.  Orada üretici her yıl dalında kalan portakalı için üzülür kahrolur. Ben de onların bu üzüntülerini gidermek için ne yapabilirim diye düşünürdüm" dedim. Rahmetli Serdar İsen Bey  heyecanla "İşte Antalya için proje budur" diye sevinmişti. Nurlar içinde yatsın.

Bakınız Kemer çok renkli dolu dolu bir ilçemizdir.Turizmin renkli örtüsü bir yana Kemer'in ve diğer ilçelerimizin en büyük kabusu, yerel halkımızın, üreten halkımızın en büyük sıkıntısı ürettiği meyveyi pazarlarken yaşadığı olumsuzluklardır.Ve benim gençlik hayalim, en büyük hayalim üretilen ürünün toprağında değer bulmasıdır.Aslında toprak benim ana ilgi alanım değil, Tarım ve Su Politikalarıyla ilgili bir Mustafa Akıncı kadar bilemem ama üreten halkımızın ürettiği ürün neden tarlada, toprakta kalsın ki. Maliyeti belli bu ürünler neden değerini bulmasın ki.Yurt dışında fırsat bulduğum anlarda bu konularda inceleme yaptım, bilgi aldım, görüştüm, hatta o günün şartlarında finansör bile buldum.Ancak bu ülkede yetkili değilseniz bir adım bile atmanız mümkün değil. Dinleyen bir yetkili bile bulamadım. Benim Finikem, Kumlucam, Kemerim, Korkutelim, Elmalım, Serikim, Manavgatım, Gazipaşam, Alanyam, her karış toprağı ile Antalyam, ürünümün çıktığı, üreticimin olduğu her yer, ürettiği ürünü nasıl satacağım, nereye satacağım diye niye düşünsün ki?

Benim Antalya üzerine gençlik hayalim ve projem şudur.

Ürün yerinde, üretenin kontrolünde değerini bulacak, üreten mağdur olmayacak.Bu konuda, ürünü işleyerek satmak konusunda Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı olarak elimi taşın altına koyacak ve çözüm yaratacağım. Bu işin sanayisini kuracağım.

-A.Arif Günay

Bu üreten halk için, tarım için kısaca Antalya için çok çok önemli, çok büyük bir sorunun kaynağına inmek demektir. Sizi tebrik ederim. Gerçekten size inandığımı partiniz sizi tercih ederse Antalya seçmeninin de inanıp tercih edeceğini düşündüğümü ifade etmek istiyorum.

*Ahmet Arif Günay:

Müsaade isteyip gidelim diyecektim ama öyle güzel anlatıyorsunuz ki, kesmek istemiyorum doğrusu.

*Mustafa Duran:

Teşekkür ederim. Çenem düştü galiba. Ama hak verin, heyecanlıyım. Bu heyecanım kendim adına, partim adına ve nihayetinde Antalya adına. Bu noktada aday adaylığımı açıkladığım gün Antalya Halkı'na verdiğim bir sözü yinelemek istiyorum. Partim tarafından tercih edilir ve Antalya Halkı teveccüh gösterir ve bu projelerime onay verirse bu işleri yaparken gerekli kadroyu kesinlikle ve kesinlikle işi en iyi bilen kişilerle kuracağım, eş, dost ve akraba istismarına son vereceğim.Arkadaşımız Hüseyin Erçelik'in dediği gibi. Bir aileden 2,3,4 kişi işe alınmayacak. İstismar ve parti çıkarları gereği gelen kişileri ayırıp ehil kadroyu yeni kadrolar ile harmanlayacağım.Bu projeler hayali ve öngörüsü olmayan kişilerle çözülmez. Her belediye başkanını yıpratan bu konuya çok dikkat edecek ve partimi yıprattırmayacağım.

 

*Ahmet Arif Günay:

Sevgili Mustafa Başkan. Ben de dolu dolu bir aday adayı olduğunuza kani oldum. Bir toparlama yaparsak neler söylemek isterdiniz.

*Mustafa Duran:

Bazı projelerimi de notlarımdan okuyup, arz etmek istiyorum.

*Çalışmayan kadınlarımızı üretime dâhil ederek onların gelir temin etmesi ve sosyal güvence altına girmesini sağlayacağım.

*Antalya’nın atıl alanlarını Antalya ekonomisine kazandırma projelerime çok güveniyorum.

*Mesela EXPO alanına bir Tarım Üniversitesi kurmayı çok isterdim.

*En büyük sorunlarımızdan konut sıkıntısı ile ilgili projeler üretmek sevabı çok olan bir arzumdur.

*Bunun için ilk etapta alt yapısı belediye tarafından yapılacak 50 bin kişilik sosyal konut yapmak rüyalarımı süslüyor.

*Akıllı kavşaklar ve katlı otoparklar ile daha organize bir toplu taşımacılık yapıp, Antalya Trafiğini nefes aldıracağım. Kalıcı çözümler üretmek adına otobüs sayısını ve tramvay hatlarını yeteri kadar artırıp 7/24 yaşayan bir Antalya yapmaya söz veriyorum.

*En büyük markalarımızdan Akdeniz Üniversitesi öğrencilerinin en önemli ihtiyacı barınma ve beslenme sorunlarına çözüm bulmayı da çok önemsiyorum.

*En önemli sorunlarımızdan biri olan ve belediyelerimizin sınıfta kaldığı sokak hayvanları konusunda dünya kentlerinde olan kalıcı çözümleri örnek alıp uygulamak için sokak hayvanları ile ilgili dernekleri yanımızda göreceğimiz projeler hazırlığım var. Bunu hayata geçireceğim, canlarımız bakımsızlıktan ölmeyecek.

*Otellerin bir şekilde işgal ettiği halk plajlarını halkımıza sunacak, beach parkları yasal kullanım alanına döndüreceğim.

*Memuriyetten emekli Halil Uysal ve Hasan Sak arkadaşlarıma sözüm var. Bunu tutacağım. Makamında oturan, önüne gelen evrakı imzalayan, yetkileri tamamıyla devretmiş bir başkan olmayacağımı Antalyalı bilsin istiyorum.

*Yerli halkımızın fahiş fiyatlar dolayısıyla gidemediği plajları mercek altına alacak ve sürekli denetleyeceğim. *Belediyemizin alacağı mal ve hizmet alımları ile ilgili ihalelerin kapalı kapılar ardında olmasını engelleyeceğim, bununla ilgili alt yapıyı kuracak ve kameralar önünde ihaleler yapacağım.*Dostum, Ağabeyim İshak Iltar ın önem verdiği bir proje olan, Halkımızın milli duygularını negatif etkileyen Milli Bayramlarımızı bir konser ile geçiştiren zihniyeti reddediyoruz. Bu uygulamalara son vereceğim.

*Milli günlerimiz konserle değil o günün mana ve önemine yakışan etkinlikler ile kutlanacaktır.

*Sanatsal ve kültürel mirasa değer vereceğim, yapılan iyi projeleri kabul edecek, yapanlara saygı duyacak ve bunu devam ettirme çabasında olacağım.

*Bu anlamda geçmişte bir Büyükşehir Belediye Başkanımız tarafından kurulan, daha sonra gelen belediye başkanı tarafından kapatılan şu anda atıl durumda depolarda çürüyen "Behlül Dal Sinema Müzesi" ni yeniden ayağa kaldırılacak, Altın Portakal Film  Festivalinin bir parçası haline getirecek ve halkın ziyaret ettiği bir nokta yaratacağım.

Değerli Arkadaşlarım.

Vakit olarak sizleri istismar ettiğim düşüncesi beni üzüyor. Hakkınızı helal edin lütfen.

-A.Arif Günay

Estağfurullah Başkanım. Bizleri de heyecanlandırdınız. Son on dakika diyelim.

 

*Mustafa Duran:

Teşekkür ederim. Aday adaylığı açıklamamda bunlar benim aday olmaya karar verdiğim andan itibaren yakın çevremle istişare ederek hazırladığım projelerden bazılarıydı Mesela:

*Antalya’nın başına musallat olan "mülteci istilası ve yabancı dilde tabelalara" DUR diyeceğim.

*Halkımızın siyaseten biten heyecanını yeniden canlandırıp iktidar partisine mecbur olmadığımızı kanıtlayacağım.

*Aşevi sayısını hasta, kimsesiz, muhtaç insanlara yetecek sayıya getirip, bulundukları yerlere hizmet götüreceğim.

*Kent Tarihinin unutulmaması ve yaşatılması önemli bir hizmettir. Kentin simge isimlerini anacak etkinlikler düzenleyeceğim.

*Belediye olarak uyuşturucu belasına düşürülmüş olan gençlerimizi rehabilite edip iş ve yaşama hayatına yeniden kazandıracak projeler yapacağım.

*Yeşil alanları koruyup betonlaşmayi önleyeceğim. Antalya'ya uygun mimariye geri döneceğim

*Yaşam alanları plaj, park, bahçe, mesire alanları gibi yerler çoğaltılıp halka bedava hizmete sunacağım.

*Evde oturan kadınlarımızı istihdam etmek ve el emeklerini ekonomiye kazandırmak için meslek edindirme kurslarını ve çeşitliliğini artıracağım.

Değerli Arkadaşlarım.Projem çok ve hemen hepsi tecrübe ve akıl süzgecinden geçmiş, bu kentin yaşayanı insanların meydana getirdiği çalışmalar.Partim yetki verir ve beni Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak işaret ederse ben bu işleri başarmak için sizin aracılığınız ile Antalya Halkından  yetki isteyeceğim.Beni dinlediğiniz için sizlere çok teşekkür eder, yine sizlerin aracılığı ile Antalya Halkı'na sevgi, saygı ve selamlarımı sunarım...

-A.Arif Günay

İyi Akdeniz Gaztesi olarak bu röportaj için Mustafa Duran’a ve ekibine teşekkür ediyor, kendilerine seçim çalışmalarında başarılar diliyoruz.

 


Yazarlar
Video
Galeri

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

BirHaber'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

BirHaber'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.